Rund um die Uhr-Hotline:
01 / 512 96 31 250

Optimum korunma - Kararı siz vereceksiniz!

İstenmeyen bir gebelik veya gebeliğin sona erdirilmesi / kürtaj önemli oranda önlenebilir. O nedenle en doğru korunma yöntemiyle etkili biçimde korunun!
Burada günümüzde en yaygın korunma yöntemleri hakkında toplu bir izlenim edineceksiniz.

Uygun korunma yolu, içinde bulunduğunuz duruma göre, yaşınıza, yaşam tarzınıza, bireysel aile planlamanıza, sağlık durumunuza ve diğer bedensel koşullarınıza bağlı olarak seçilir. En ideal korunma ise, her şeyden önce hangi korunma yönteminde kendinizi iyi hissedeceğinize bağlıdır.

Biz pro:woman olarak 30 yılı aşkın bir süredir her yaştaki kadın ve erkeğe korunmayla ilgili her konuda eşlik etmekte ve destek olmaktayız. Sorularınız olması halinde lütfen bize başvurun ve – isterseniz partnerinizle de beraber – uzmanlarımızdan kapsamlı bilgi alın: En uygun korunma yöntemini bulmakta size memnuniyetle yardımcı oluruz.

Öncelikle şunu söylemekte fayda var:
Cinsel ilişki ile bulaşabilecek hastalıklardan sizi sadece prezervatif korur!

rect_orange_2

Korunma yöntemleri

Burada anlatılan korunma yöntemleri, gebeliğe karşı büyük ölçüde koruma sağlar. Ama hiç bir yöntem yüzde yüz güvenilir değildir.

Ama doğru kullanılmaları halinde her bir korunma yöntemi en ideal korumayı sağlar. Çeşitli yöntemlerin sunduğu güvenilirliğin değerlendirilebilmesi için sıkça korunma yollarının başarısızlık derecesini gösteren Pearl endeksine başvurulur.

Biz bilinçli olarak bu Pearl endeksi bilgilerini kullanmamaktayız, çünkü her bir yöntemin güvenilirliği, öncelikle bunun doğru kullanılmasına bağlıdır. Bu söz konusu ise, her bir yöntemin gebelikten güvenilir biçimde koruyacağından yola çıkılabilir.

Modern korunma yöntemleri ne kadar çeşitli olursa olsun yıllardan bu yana değişmeyen olgu şudur: Cinsel ilişkiyle geçen enfeksiyon hastalıklarından – özellikle de Aids’ten (HIV) – kendinizi korumak istiyorsanız, tek bir güvenilir yol vardır ki, o da cinsel ilişkide prezervatif kullanmaktır.

Hormonel korunma yöntemleri

Yukarıda anılan ve açıklanan korunma yöntemleri, kadının vücudundaki hormonel süreçleri etkileyerek gebelikten koruyucu etki yaparlar. Hormonel korunma yöntemlerinin kullanılmasına esasen âdetin 1. gününden itibaren başlanır, çünkü yeni bir siklus o zaman başlar. Yaygın korunma yolu olan doğum kontrol hapının yanısıra bugün artık daha başka hormonel korunma yöntemleri de bulunmaktadır. Bu korunma yöntemlerinin en önemli avantajı, öncelikle her gün alınmalarının gerekmemesidir.

Burada anılan hormonel korunma ilaçlarının hepsi, Avusturya’da, jinekolojik muayeneden sonra veya rutin kontroller kapsamında (yılda 1 veya 2 kez) bir hekim tarafından yazılan reçete ile eczanelerden satın alınabilmektedir. Düzenli olarak bir ilaç kullanıyor olmanız halinde, muhtemel ilaç etkileşimlerini ihtimal dışı bırakabilmek amacıyla bunu lütfen hekiminize söyleyin. Korunma ilaçlarının hepsi kullananın kendisi tarafından ödenmekte olup, sağlık sigortaları kısmen bile olsa bunların ücretini karşılamamaktadır.

Doğum kontrol hapıyla korunma: Doğum kontrol hapı (mini doğum kontrol hapı olarak da bilinir) korunma yolu olarak istenmeyen gebeliklere karşı kesintisiz bir koruma sunar ve böylelikle gebe kalma riski olmadan doğal bir cinsel ilişkiye girmeye olanak sağlar. Östrojen ve gestajenden meydana gelen bir hormon kombinasyonu – preparata göre farklı bileşimlerde – ovülasyonu (döllenmeye hazır yumurtanın dağılmasını) önler. Ayrıca rahim ve rahim boynu mukozası erkeğin spermlerinin rahime giremeyeceği şekilde değişir.

Doğum kontrol haplarının çoğunluğu 21 gün alma /7 gün mola şeklinde kullanılır ve günde 1 hap içilir. Hapa mola verildiğinde kanama başlar. Diğer preparatlarda bir ambalajda 28 hap bulunur. Bu haplardan 24’ü hormon içermekte olup, 4 hapta ise etken madde bulunmamaktadır (plasebo). Bu haplar kesintisiz alınır – günde 1 hap – ve kanama 4 plasebo’nun alındığı günlerde gerçekleşir. Hap zamanında alınmazsa, istenmeyen gebeliği önlemek için ilave bir korunma yöntemi uygulanmalıdır (bkz. bariyer yöntemleri); kusma ve/veya ishal ya da antibiyotik alımında da aynısı geçerlidir.

Doğum kontrol hapı, âdet ağrılarını, PMS’yi (Premenstrüel Semptomlar) ve akne şikâyetlerini azaltabilir. Doğum kontrol hapı, belirli sağlık sorunları olan (örn. yüksek tansiyon, tromboza meyillilik, diyabet) kadınlar için korunma yolu olarak uygun değildir. Bu nedenle ancak doktor kontrolünden sonra ve onun tavsiyesine göre alınmalıdır. Doğum kontrol hapının muhtemel yan etkileri baş ağrısı, meme hassasiyeti, kilo alma veya libido kaybıdır. Ama bu kadından kadına farklılık göstermektedir. Emzirirken doğum kontrol hapı kullanılmamalıdır.

Mini doğum kontrol hapı (gestajen hapı) ile korunma: Mini doğum kontrol hapı sadece gestajen hormonu içerir. Bu sayede gerçi ovülasyon engellenmez ama servikal mukus koyulaşır ve rahimde mukoza oluşumu azalır. Böylelikle döllenme veya yumurtanın yuvalanması gerçekleşmez. İstenmeyen gebelikten korunmak için mini doğum kontrol hapının doğru alınması çok önem taşımakta olup, kesintisiz olarak ve her gün hep aynı saatte alınması gereklidir. 3 saat geçirilmesi halinde bile gebelikten koruyucu etkisi riske girer. Zamanında alınmazsa, ilave bir korunma yöntemi uygulanmalıdır (bkz. bariyer yöntemleri); kusma ve/veya ishal ya da antibiyotik alımında da aynısı geçerlidir. Mini doğum kontrol hapı, âdet ağrılarını azaltabilir.

Ama mini doğum kontrol hapı kullanımında muhtemelen düzensiz leke tarzında kanamalar (spotting) meydana gelebilir ya da âdet tamamen kesilebilir. Bu kadından kadına farklılık göstermektedir. Mini doğum kontrol hapı ile korunma 35 yaş üzeri, sigara içen kadınlar için de uygundur ve emzirme döneminde de kullanılabilir.

Östrojensiz doğum kontrol hapıyla korunma: Bu doğum kontrol hapı östrojen içermez ve yeterli derecede yüksek bir gestajen hormonu dozu ile ovülasyonu önler. Ayrıca servikal mukus spermlerin nüfuz etmesi neredeyse imkânsız hale gelecek kadar koyulaşır. Günde 1 hap olmak üzere toplam 28 hormon hapı alınır. Hapa ara verilmez.

İstenmeyen gebelikten korunmak için bu hapın doğru alınması önem taşımakta olup, 12 saat zaman aralığında alınması gereklidir. Bu zaman aralığı dışında alınırsa, koruyucu etkisi riske girer ve ilave bir korunma yöntemi uygulanmalıdır (bkz. bariyer yöntemleri), kusma ve/veya ishal ya da antibiyotik alımında da aynısı geçerlidir.

Bu hapın kullanımında muhtemelen düzensiz leke tarzında kanamalar (spotting) meydana gelebilir ya da âdet tamamen kesilebilir. Bu kadından kadına farklılık göstermektedir. Bu doğum kontrol hapı ile korunma 35 yaş üzeri, sigara içen kadınlar için de uygundur ve emzirme döneminde de kullanılabilir.

NuvaRing® ile korunma: NuvaRing®, – tıpkı bir tampon gibi – vajinaya yerleştirilen ve burada 3 hafta kalan yaklaşık 3 mm kalınlığında, bükülebilir plastik bir halkadır. Âdet görülen 7 günlük aradan sonra yeni bir NuvaRing® takılır.

Korunma yöntemi olarak NuvaRing®, doğum kontrol hapına benzer bir etki yapar ve östrojen ve gestajen hormonları içerir. Bu hormonlar sürekli olarak vajina derisi üzerinden küçük miktarlarda açığa çıkarak ovülasyonu engeller. Vajinada taşındığından lokal hormon etkisi yüzünden vajinal salgılama artabilir. Bu kadından kadına farklılık göstermektedir. Diğer yandan koruyucu etkisi kusma ve/veya ishalden olumsuz etkilenmez. Halka cinsel ilişki esnasında normalde hissedilmez ama âzami 3 saat için çıkarılabilir.

Vajinal halka, âdet ağrılarını, PMS’yi (Premenstrüel Semptomlar) ve akne şikâyetlerini azaltabilir. Halka, belirli sağlık sorunları olan (örn. yüksek tansiyon, tromboza meyillilik, diyabet) kadınlar için uygun değildir. Bu nedenle ancak doktor kontrolünden sonra ve onun tavsiyesine göre kullanılmalıdır. Muhtemel yan etkileri baş ağrısı, meme hassasiyeti, kilo alma veya libido kaybıdır. Ama bu kadından kadına farklılık göstermektedir. Emzirirken vajinal halka kullanılmamalıdır.

EVRA® Korunma bandı ile korunma: Korunma bandı da doğum kontrol hapının etki prensibine dayanmaktadır. Östrojen ve gestajen hormonlarını ufak miktarlarda deri üzerinden dolaşım sistemine iletir. Bu sayede ovülasyon engellenir. Siklus başına 3 bant kullanılır. İlk bant âdetin ilk gününde 7 gün için yapıştırılır ve hep haftanın aynı günü yeni bir bantla değiştirilir. 3 hafta sonra, yani 3 banttan sonra âdet görülen bir hafta süresince bant yapıştırılmaz.

Korunma bandı ince, ten renginde, bir pul büyüklüğünde olup, vücudun çeşitli yerlerine yapıştırılabilir. En uygun olan yerler kolun üst kısmının dış tarafı, karın veya kaba ettir. Bunda cildin temiz, kuru ve yağdan arınmış olması önemlidir. Çıkan veya yapıştırılması unutulan bantlar, 24 saat içinde tekrar yapıştırılmalıdır. Bu zaman aralığı dışında koruyucu etkisi riske girer ve ilave bir korunma yöntemi uygulanmalıdır (bkz. bariyer yöntemleri). Korunma bandı, kusma ve ishal vakâlarında da etkisini korur. Bant, âdet ağrılarını, PMS’yi (Premenstrüel Semptomlar) ve akne şikâyetlerini azaltabilir. Bant, belirli sağlık sorunları olan (örn. yüksek tansiyon, tromboza meyillilik, diyabet) kadınlar için uygun değildir. Bu nedenle ancak doktor kontrolünden sonra ve onun tavsiyesine göre kullanılmalıdır. Muhtemel yan etkileri baş ağrısı, meme hassasiyeti, kilo alma veya libido kaybıdır. Ama bu kadından kadına farklılık göstermektedir.

Duş alma, banyo yapma, suya girme ve spor yapmanın koruyucu etkiye hiç bir olumsuz etkisi olmaz. Ancak aşırı kilolu kadınların EVRA® Korunma bandını kullanmamaları gerekir, çünkü koruyucu etkisi bundan olumsuz etkilenir. Korunma bandı emzirirken de kullanılmamalıdır.

Gebeliği önleyici implant ile korunma: Bu, bir kibrit büyüklüğünde yumuşak bir plastik çubuk olup, bir hekim tarafından kolun üst kısmında derinin altına yerleştirilir. İmplant âdet görürken lokal anestezi yoluyla sadece bir kaç dakika zarfında yerleştirilir. Koruyucu etkisi hemen devreye girer. İmplant, gestajen hormonunu eşit biçimde yayar (ovülasyonu, yumurtanın yuvalanmasını ve döllenmeyi engeller) ve 3 yıla kadar gebelikten korur.

İmplant, belirli sağlık sorunları olan (örn. tromboza meyillilik, ağır derecede karaciğer hastalığı) kadınlar için uygun değildir.
İmplant, âdet ağrılarını azaltabilir. Ama implant kullanımında muhtemelen düzensiz leke tarzında kanamalar (spotting) meydana gelebilir ya da âdet tamamen kesilebilir. Bu kadından kadına farklılık göstermektedir. Bu korunma yolunu vücudun kaldırıp kaldıramayacağını test etmek amacıyla bundan önce bir kaç ay östrojensiz doğum kontrol hapı alınabilir (bkz. Östrojensiz doğum kontrol hapı), çünkü yan etkileri benzerdir. İmplant, 35 yaş üzeri, sigara içen kadınlar için de uygundur ve emzirme döneminde de kullanılabilir.

3 aylık iğneyle korunma: Bu hormon enjeksiyonu, gestajeni vücuda yavaşça yayar ve böylelikle 3 ay boyunca ovülasyonu engeller. İlk hormon enjeksiyonu, âdetin başlamasından sonra ilk 5 gün içerisinde ya kalçadan ya da üst kol kasına yapılır. Bu korunma yönteminin koruyucu etkisi hemen devreye girer.

İstenmeyen gebeliğe karşı yeterli koruma sağlayabilmesi için iğnenin düzenli olarak 3 ayda bir yapılması gereklidir. İğne, âdet ağrılarını azaltabilir. Ama 3 aylık iğne kullanımında muhtemelen düzensiz leke tarzında kanamalar (spotting) meydana gelebilir ya da âdet tamamen kesilebilir. Bu kadından kadına farklılık göstermektedir. 3 aylık iğne, belirli sağlık sorunları olan (örn. tromboza meyillilik, ağır derecede karaciğer hastalığı, diyabet) kadınlar için uygun değildir. Ama bu, emzirirken de yapılabilir.

Rahim içi yöntemleri

Spiral ile korunma: Spiral, bir jinekolog tarafından kadının rahmine yerleştirilen bir korunma yöntemidir (bu nedenle de „rahim içi yöntemi “ denmektedir).
Bakır spiral ve hormon spirali olmak üzere iki çeşit spiral vardır. Ayrıca Gynefix® adı verilen bakır zincir vardır.

Çeşitli nedenler yüzünden hormon temelinde bir korunma uygulanamayan kadınlarda bakır spiral veya bakır zincir güvenilir bir alternatiftir.

Bakır spiral ile korunma: Bakır spiral, küçük – spiral şeklinde bakır tel sarılı (bu nedenle de „bakır spiral“ denmektedir) – T şeklinde plastik bir çubuktur. Bakır, spermlerin hareketliliğini azaltarak döllenmeyi zorlaştırır. Ayrıca spiral,
döllenen yumurtanın rahime yuvalanmasını önler. Bu tür korunmada kadının hormon oranına müdahale olmaz.
Spiral, – en güzeli âdetin ilk günlerinde – bir jinekolog tarafından kadının rahmine yerleştirilir (bu nedenle de „rahim içi yöntemi “ denmektedir). Bu işlem sadece bir kaç dakika sürer ve lokal anestezi ile de yapılabilir. Hekim, spirali çekme ipinin nasıl kontrol edileceğini de gösterir. Koruyucu etki hemen devreye girer.

Spiral vücutta 5 yıla kadar kalır. Hiç hissedilmez ve cinsel ilişkiyi rahatsız edici bir etkisi de yoktur. Bakır spiral kullanımında muhtemelen düzensiz leke tarzında kanamalar (spotting) meydana gelebilir ya da âdet ağrıları artabilir. Bu kadından kadına farklılık göstermektedir.
Farklı spiral ebatları olduğundan bakır spiral, çocuk doğurmuş olup olmadığına bakılmaksızın her yaştaki kadın tarafından kullanılabilir. Ancak kadının iç üreme organlarında sıkça iltihaplanmalar görülmesi durumunda takılmamalıdır.
Bakır spiral, 35 yaş üzeri, sigara içen kadınlar için de uygundur ve emzirme döneminde de kullanılabilir.

Hormon spirali ile korunma: Hormon spirali T şeklinde bir plastik çubuk olup, gestajen hormonu taşıyıcısı olarak hizmet eder. Bu çok ufak miktarda sürekli rahime verilir. Bu sayede gerçi ovülasyon engellenmez ama servikal mukus spermler rahime giremeyecek veya işlevleri engellenecek şekilde koyulaşır. Böylelikle yumurtanın döllenmesi ve gebelik engellenir.

Hormon spirali, – en güzeli âdetin ilk günlerinde – bir jinekolog tarafından istenirse lokal anestezi de yapılarak kadının rahmine yerleştirilir. Koruyucu etki hemen devreye girer. Etki süresi 5 yıla kadardır.

Hormon spirali, lokal hormon etkisi ile özellikle çok şiddetli âdet kanaması olan kadınlar için uygun olup, böylelikle kanamalar azalır, süresi kısalır ve daha az ağrılı geçer. Spiral takıldıktan sonra düzensiz leke tarzında kanamalar (spotting) meydana gelebilir. Zamanla âdet tamamen de kesilebilir.
Farklı spiral ebatları olduğundan hormon spirali, çocuk doğurmuş olup olmadığına bakılmaksızın her yaştaki kadın tarafından kullanılabilir. Hormon spirali, belirli sağlık sorunları olan (örn. karaciğer hastalığı, belirli kalp hastalıkları, iç üreme organlarında sıkça iltihaplanma) kadınlar için uygun değildir. Ama emzirme döneminde de kullanılabilir.

Bakır zincir ile korunma: Gynefix® Korunma zinciri, ucunda 4 küçük bakır boncuk olan yaklaşık 2 santimetre uzunluğunda bir plastik iplikten meydana gelmektedir. Salınan bakır iyonları spermleri etkisiz hale getirerek yumurtanın döllenmesi önlenir.
Zincir esnek yapıda olduğundan rahime iyi uyum sağlar.
Korunma zinciri, 5 yıl boyunca etkili olan çok güvenilir bir korunma yöntemidir. Bu zincir, rahimleri henüz tam büyüklüğüne ulaşmamış olan çok genç kadınlar için de uygundur.

Korunma zinciri, bir jinekolog tarafından ince bir yerleştirme tüpü ile serviksten (rahim boynundan) rahim kavitesine sokulur ve rahim kavitesinin üst ucuna sabitlenir. Henüz doğum yapmamış kadınlarda bunun için muhtemelen serviksin (rahim boynunun) biraz genişletilmesi zorunludur.
Bakır zincir lokal anestezi ile yerleştirilir.

Takıldıktan sonra ultrason ile doğru yere takılıp takılmadığı ve sabitlenip sabitlenmediği kontrol edilir.

Prezervatif & Diyafram gibi bariyer yöntemleri ile korunma

Korunma amaçlı bariyer yöntemleri: Bu korunma yöntemleri mekanik bariyerler ile spermin vajinaya ve rahime ulaşmasını engellerler. Prezervatif, gebeliği önleyici etkisi kanıtlanmış olmakla kalmayıp, ayrıca hepatit veya HIV gibi cinsel ilişkiyle bulaşan hastalıklardan da korur.

Prezervatif, özellikle de sıkça partner değiştirmede, sadece istenmeyen gebeliğe karşı olmakla kalmayıp, her iki tarafın da menfaatinedir. Prezervatif, erkeğe de korunmaya yönelik öz inisiyatif göstererek sorumluluk alma olanağını tanır. Diyafram ise, cinsel ilişkiyle bulaşan enfeksiyonlara ve HIV’e karşı koruma sağlamaz

Korunma yöntemi olarak diyafram: Oves, Femcap, Lea veya servikal başlık, benzeri işlev görürler.

Diyafram (vajinal pesari olarak da adlandırılır) – birden fazla kez kullanılabilen – 6 – 8 cm çapında yuvarlak bir lastik başlık olup, kadın tarafından cinsel ilişkiden en fazla 2 saat önce vajinada serviks uteri üzerine yerleştirilir. Böylelikle spermin rahime ulaşmasına karşı bariyer oluşturur.

Diyafram, spermisit (spermleri öldüren) bir kremle beraber kullanılır. Cinsel ilişkiden sonra – ama istenmeyen gebeliğe karşı en ideal korumanın sağlanması için en erken 6 saat sonra – tekrar çıkarılır. Bu süre zarfında yeniden cinsel ilişkiye girilirse, güvenilir korunma için yeniden spermisit krem kullanılması gerekir. Diyafram, ne çok küçük olacak ne de cinsel ilişki esnasında rahatsız etmeyecek şekilde bir jinekolog tarafından vajinanın büyüklüğüne uyarlanır. En üst derece güvenilirlik açısından doğru kullanılması önemlidir.

Dikkat: Spermisit krem, tahrişlere ve alerjik reaksiyonlara yol açabilir.

Prezervatif ile korunma: Prezervatif, (genellikle lâteksten yapılma) çok ince bir kılıf olup, cinsel ilişki esnasında – sertleşen penis vajinaya ilk kez temas etmeden önce – ereksiyon halindeki penise takılır. Sperma sıvısı, prezervatifin ucundaki bir torbada tutulur ve vajinaya giremez.

Önemli olan, orgazmdan sonra prezervatifin penis başından tutulması ve ereksiyon sona ermeden penisin vajinadan çekilmesidir. Vajinanın girişinde kalacak çok az miktarda bir sperm bile istenmeyen gebeliğe veya hastalık bulaştırmaya yol açabilir. Prezervatif, cilt bakımı ve parfümeri gibi çok çeşitli ürünleri satan mağazalardan (drogeri) veya eczanelerden satın alınabilir. Bunlar çeşitli tür ve ebatlarda (lâteks içermeyenler de) sunulmaktadır. Prezervatifler, bir kullanımlıktır ve Vaseline®, köpüklü fitil veya spermisit (spermleri öldüren) jel gibi yağlı maddelerle beraber asla kullanılmamalıdır, çünkü bunlar malzemesine zarar verebilirler.
Sadece ambalajında kalite mührü ve “CE” damgası olan prezervatifler, yeterli derece korunma güvenilirliği sunarlar. Aynı zamanda doğru muhafaza edilmesi ve son kullanma tarihine dikkat edilmesi de önem taşır. Makinelerden alınacak prezervatifler ısı değişimleri nedeniyle hasar görmüş olabilirler ve hatta tarihleri geçmiş olabilir, bu nedenle muhtemelen istenmeyen gebeliklere veya cinsel ilişki yoluyla bulaşan hastalıklara karşı yeterli koruma sağlamayacaklardır.

Ayrıca: pro:woman’dan hediye prezervatif alabilirsiniz!

Kadının kısırlaştırılması

Kadının kısırlaştırılması yoluyla korunma: Kadının kısırlaştırılması (tüp ligasyonu) – erkeğin kısırlaştırılması da (vasektomi) – kalıcı bir korunma yöntemidir.

Kısa süren bir cerrahi müdahale ile fallop tüpleri bağlanır. Bu sayede yumurta hücresi ile sperma hücrelerinin biraraya gelmesi engellenir ve böylelikle artık döllenme olmaz. Kadının kısırlaştırılması – ve de vasektomi – rahat – istenmeyen gebelikten duyulan korkudan uzak – bir cinsel yaşamın tadına varabilmek için son derece etkili bir korunma yöntemidir.

Kısırlaştırma, özellikle çocuk sahibi olan kadınlar ve çiftler için olduğu kadar çocuk istemeyenler için de ideal bir korunma yöntemidir. Kadının uzun yıllar hormonel korunma yöntemleri uygulanması nedeniyle sağlık açısından zorlanması da sıkça kısırlaştırmanın tercih edilmesine neden olmaktadır.

25 yaşını dolduran her kadın, kısırlaştırma yaptırma hakkına sahiptir. Başkalarının – partnerin/kocanın da – buna izin vermesi gerekli değildir. 25 yaşından küçük kadınların kısırlaştırma yaptırmaları yasalarca yasaklanmıştır.

Kadının kısırlaştırılması – ve de vasektomi – nihai korunma yöntemidir. Ameliyatı geriye döndürmek mümkün olsa da, vakâların sadece % 30’unda başarı şansı vaat edilebilmektedir.

O nedenle kısırlaştırma veya vasektomi kararı, iyice düşündükten sonra verilmelidir.

Kapsamlı bir danışmanlık, bireysel açıdan en doğru kararın verilmesine olanak sağlamaktadır. pro:woman Polikliniği’nin/Vasektomi Merkezi’nin jinekologları ve uzmanları, korunmaya ilişkin her konuda uzun yıllara dayanan tecrübeleri ile hizmetinizdedir.

Kadının kısırlaştırılması tüp ligasyonu ile, yani fallop tüplerinin bağlanmasıyla yapılır. Bunlar artık geçirgen değildir. Kısırlaştırmadan sonra da – dönüşümlü olarak her iki yumurtalıktan birinde – bir yumurta olgunlaşır ve ovülasyondan sonra onun fallop tüpü tarafından alınır. Sperm, vajinadan geçerek rahimden fallop tüpüne ulaşırsa, bağlanan yerde yakalanır. Bu sayede yumurta hücresi ile sperma hücreleri biraraya gelemez. Böylelikle yumurtanın döllenmesi ve gebelik gerçekleşmez. Spermler ve yumurta fallop tüpünde dağılır ve fallop tüpü mukozası tarafından alınır (emilir).

Hormon oranı ve âdet görme: Kısırlaştırmanın kadının hormon oranına ve aylık âdet siklusuna bir etkisi yoktur. Yani: kadın normal âdet görmeye devam eder. Ama kısırlaştırmadan önce uzun süre hormonel korunma uygulanmış ise, âdet düzensiz veya kramp şeklinde ağrılı ve/veya daha şiddetli kanama olabilir. Bunun nedeni kısırlaştırma değildir, bilakis, hormonel korunmanın kesilmesi ve kadının vücudunun doğal siklusa geri dönmesidir.

Ameliyattan sonra hormonel kaynaklı bir kilo alma durumu olmaz ve menopoza normalden daha erken girilmez. Kısırlaştırmanın cinselliğe de bir etkisi yoktur. Tam tersine: Gebe kalma korkusunun ortadan kalkması nedeniyle, cinselliğinizi eskisinden daha rahat ve özgürce yaşayabilirsiniz. Tabii sizinle beraber partneriniz de.

Laparoskopi adı verilen yöntemle genel anestezi altında yapılan kısırlaştırma sadece 15 – 20 dakika sürer. Ameliyat göbek deliğinde sadece çok ufak bir kesi (yakl. 1 cm) gerektirir. Önce karın duvarı gazla biraz kaldırılır, ardından hekimin karın bölgesini göreceği tüp şeklinde bir optik alet – laparoskop – sokulur. Bu sayede fallop tüpleri kolayca bulunabilir ve Filshie denilen klipslerle (titan ve silikondan, hissedilmeyen, son derece dayanıklı, güvenilir ve alerji yapmayan çok küçük klipsler) kapatılır. Gaz dışarı çıktıktan ve karın duvarı tekrar indikten sonra açılan kesi yeri dikilir. İyileştikten sonra ameliyat yeri görülmez bile.

Normalde yaklaşık 5 saat yattıktan sonra tekrar eve dönülebilir ve kısa bir dinlenme süresinden sonra yeniden eski zindeliğe kavuşulur.
Ayrıca: Erkeğin kısırlaştırılması (vasektomi) kadının kısırlaştırılmasından daha kolaydır. (bkz. pro:man)

Cerrahi müdahaleden sonra kısırlık hemen devreye girer. Kadının kısırlaştırılması, vasektominin (erkeğin kısırlaştırılması) yanısıra, tüm korunma yöntemleri arasında en güvenilir yöntemdir. Çok nadir olarak – 1.000 vakâdan yaklaşık 3’ünde – teknik açıdan kusursuz geçen ameliyata rağmen fallop tüplerinin kendiliğinden açılması söz konusu olabilir. Bu durumda gebe kalma ihtimâli doğabilir. Fallop tüplerinin yeniden geçirgen hale gelip gelmediği, fallop tüpü röntgeni ile tespit edilebilir.

pro:woman’da uzun yıllara dayanan tecrübeye sahip ve binlerce kez başarıyla tüp ligasyonu gerçekleştirmiş olan uzmanlar hizmetinizdedir.

Polikliniğimizde ameliyat yapılamayacak olan durumlar şunlardır:
Daha önce karın bölgesinde yapılmış olan bir ameliyat neticesinde (örn. boylamasına kesitli sezaryen, dış gebelik, kasık fıtığı, bağırsak ameliyatı, karın gerdirme vb.) karın bölgesinde meydana gelen doku adezyonları ama aynı zamanda kronik yumurtalık veya karın zarı iltihaplanması.

Bu gibi durumlarda laparoskopik kısırlaştırma söz konusu olamaz.

verhuetung_1
rect_orange
square_orange

Korunmada uygun olmayan yöntemler

Burada belirtilen “yöntemler” korunma araçları olarak kesinlikle uygun değildir!

Kesintili cinsel birleşme (dışarı boşalma) yoluyla korunma

Kesintili cinsel birleşme (dışarı boşalma) yoluyla korunma: Kesintili cinsel birleşmede / dışarı boşalmada (latince: coitus “cinsel birleşme” ve interruptus: “kesinti”) erkek, ereksiyon halindeki penisini boşalma gerçekleşmeden vajinadan çekerek korunur.

Sıkça “dikkatli olmak” olarak da adlandırılan bu korunma yöntemi, daha boşalmadan önce sperma hücreleri vajinaya girebileceğinden ve böylelikle döllenme gerçekleşebileceğinden işlevsel değildir.

Kimyasal korunma maddeleri ile korunma

Kimyasal korunma maddeleri ile korunma: Kimyasal korunma maddelerinden anlaşılan, cinsel ilişkiden 10 dakika önce koruyucu etki göstermesi için vajinaya konulan fitil, krem ya da haplardır. Kimyasal korunma maddelerinin çoğu, spermisitler (spermleri öldüren maddeler) ve/veya süt ve limon asidi gibi kombine halde spermleri öldürücü etki yapan ve böylelikle korunmaya hizmet etmesi beklenen çeşitli maddeler içerirler.

Haplar, fitiller veya kremler vücut ısısında eriyerek, vajinada koyu bir maddeye dönüşür ve spermlere karşı bariyer oluştururlar. Ancak bu etki sadece bir kerelik boşalmaya karşıdır. Söz konusu maddelerden birini koyduktan veya sürdükten sonra hafif bir yanma veya sıcaklık hissi meydana gelebilir, çünkü mukoza tahriş olabilir. Partnerin de penisinde hafif bir yanma hissetmesi mümkündür. Vajinal enfeksiyona yatkınlık da oluşabilir.
Kimyasal korunma maddeleri prezervatifle beraber kullanılmamalıdır, çünkü bunlar prezervatifin malzemesine zarar verebilirler. Ancak kimyasal korunma maddeleri, tek başına kullanıldıklarında istenmeyen gebeliğe karşı yeterli koruma sağlamazlar.

Emzirme yoluyla korunma

Emzirme yoluyla korunma: Emziren kadının vücudunda yumurtanın olgunlaşmasını ve böylelikle ovülasyonu engelleyen prolaktin hormonu oluşur.

Düşük emzirme aralıklarında ve âdetin kesilmesinde belirli bir koruma oluşsa da emzirme, istenmeyen gebeliği önlemek için güvenilir bir yol değildir.

Takvim yöntemi ile korunma

Takvim yöntemi ile korunma: Bu korunma yönteminde uzun bir süre kadının siklus süresi gözlemlenir ve not edilir. Bu yolla muhtemelen doğurgan günlerin saptandığı ortalama bir değer hesaplanır.

Bu yöntem (Knaus Ogino Yöntemi olarak da adlandırılır), başarısızlık oranının yüksek olması nedeniyle korunma için uygun değildir ve istenmeyen gebeliğe karşı yeterli koruma sağlamaz.

Doğal Aile Planlaması (DAP) ile korunma

Doğal Aile Planlaması (DAP) ile korunma: Doğal Aile Planlaması yönteminde genellikle söz konusu olan, vücut ısısı veya rahim mukozasındaki değişiklik gibi bazı belirtiler yoluyla kadında ovülasyonun ne zaman gerçekleştiğinin saptanmasıdır. Bu belirtilerin kaydedilmesi, özel bilgisayarlar veya mikroskoplar yoluyla da yapılabilir. Bu sayede kadının siklusunda doğurgan veya doğurgan olmayan günler saptanabilir. Doğurgan günlerde ya cinsel ilişkiye girilmemeli ya da korunma amaçlı bir bariyer yöntemi uygulanmalıdır. Korunma amaçlı doğal yöntemler kadının düzenli biçimde âdet görüyor olmasını önkoşarlar; spermlerin ömrü de (özellikle de ovülasyon sırasında) göz önüne alınmalıdır.

Stres, hastalık, ilaçlar veya hormonel değişimler, doğal yöntemlerin güvenilirliğini olumsuz etkileyebilirler.
Doğal korunma yöntemleri, sadece disiplinli çiftler için uygundur. Son derece hassas ve dikkatli uygulanmadıklarında, başarısızlık oranları çok yüksektir.

Acil korunma

Korunmasız cinsel ilişkiden sonra korunma (acil korunma)
Korunmasız cinsel ilişkiden sonra istenmeyen gebeliği önlemek için 2 yol vardır.
Ya “cinsel ilişkinin ardından doğum kontrol hapı “ alabilirsiniz ya da “cinsel ilişkinin ardından spiral“ taktırabilirsiniz.

Buna ilişkin tüm bilgileri yukarıdaki menülerde bulabilirsiniz.

Korunmasız cinsel ilişkiden sonra korunma (acil korunma) “Cinsel ilişkinin ardından doğum kontrol hapı” ovülasyonu geciktirerek veya engelleyerek döllenmenin meydana gelmemesini sağlar. Bu sayede istenmeyen gebelik, korunmasız cinsel ilişkiden sonra da önlenebilir. Cinsel ilişkinin ardından doğum kontrol hapı olarak bilinen hap (Postinor®, Vikela®), levonorgestrel cinsellik hormonunu içerir ve cinsel ilişkiden en geç 72 saat sonra alınması gerekir. Cinsel ilişkinin ardından 72 saatlik doğum kontrol hapı reçetesiz olarak her eczaneden satın alınabilir.

Cinsel ilişkinin ardından doğum kontrol hapı olarak daha yeni bir preparat (ellaOne®), ulipristal asetat etken maddesini içerir ve bu da ovülasyonu engeller veya geciktirirken, korunmasız cinsel ilişkiden 120 saat sonrasına kadar da (5 gün) alınabilmektedir.

Cinsel ilişkinin ardından hangi doğum kontrol hapı alınırsa alınsın: Cinsel ilişki ile cinsel ilişkinin ardından doğum kontrol hapı alımı arasında ne kadar az süre geçerse, acil korunma için uygulanan yöntem de o derece etkili olur.

Cinsel ilişkinin ardından doğum kontrol hapının muhtemel yan etkileri baş ağrısı, meme hassasiyeti, mide bulantısı ve kusmadır. Siklusun geri kalan kısmında ise mutlaka korunulmalıdır (bkz. bariyer yöntemleri). Cinsel ilişkinin ardından doğum kontrol hapının aylık âdet siklusu içerisinde birden fazla kez alınması tavsiye edilmez.
Bir sonraki âdet kanaması biraz gecikebilir. Kanama olmaması veya gebelik belirtilerinin ortaya çıkması halinde, gebelik testi yapılmalıdır. Ovülasyonun cinsel ilişkinin ardından doğum kontrol hapının alınmasından önce gerçekleşmiş olması halinde, bunun bir etkisi olmaz. Gebeliğin mevcut olması halinde, cinsel ilişkinin ardından doğum kontrol hapının alınmasının buna bir etkisi olmaz veya kesilmez!

pro:woman’da “cinsel ilişkinin ardından doğum kontrol hapının” hem 72 saatlik olanını – hem de reçeteye tâbi 120 saatlik olanını – anonim ve bürokrasiden uzak biçimde edinebilirsiniz!

Korunmasız cinsel ilişkiden sonra korunma (acil korunma)
Bakır spiral (bkz. Bakır spiral), muhtemelen döllenmiş yumurta hücresinin yuvalanmasını ve böylelikle istenmeyen gebeliği önlemek üzere korunmasız cinsel ilişkiden 5 gün sonrasına kadar rahime takılabilir.

Size memnuniyetle bilgi veririz!

İstenmeyen bir gebelik veya gebeliğin sona erdirilmesi / kürtaj önemli oranda önlenebilir. O nedenle en doğru korunma yöntemiyle etkili biçimde korunun!

Uygun korunma yolu, içinde bulunduğunuz duruma göre, yaşınıza, yaşam tarzınıza, bireysel aile planlamanıza, sağlık durumunuza ve diğer bedensel koşullarınıza bağlı olarak seçilir. En ideal korunma ise, her şeyden önce hangi korunma yönteminde kendinizi iyi hissedeceğinize bağlıdır.

Biz pro:woman olarak 30 yılı aşkın bir süredir her yaştaki kadın ve erkeğe korunmayla ilgili her konuda eşlik etmekte ve destek olmaktayız. Sorularınız olması halinde lütfen bize başvurun ve – isterseniz partnerinizle de beraber – uzmanlarımızdan kapsamlı bilgi alın. En uygun korunma yöntemini bulmakta size memnuniyetle yardımcı oluruz.